Gelirin %6,25'iyle geçinmek

Merhaba,

Bültenimize esin verici bir yazıyla başlıyoruz. Efektif altruistler, gelirlerinin bir bölümüyle en yüksek yarar sağlayan kuruluşlara bağış yapmayı oldukça önemsiyorlar. Julia Wise ve Jeff Kaufman çifti, gelirlerinin sadece %6,25’i ile geçinmeyi başararak neredeyse 100 bin doları yardım kuruluşlarına bağışlamışlar. Gelirlerini bağışladıkları kuruluşlar arasında GiveWell’in de desteklediği ve çok az parayla çok yüksek yararlar sağlayabilen kuruluşlar da var.

Julia Wise ve Jeff Kaufman


Küresel sorunlar, küresel işler

80,000 Saat, düzenli olarak güncellediği bir iş listesi yayımlıyor. Lisans düzeyinden doktora sonrası düzeyine kadar birçok kişinin başvurabileceği işler, küresel sorunların çözümüne ayrılan girişimlerin açtığı pozisyonlardan oluşuyor. Araştırmacılık, gazetecilik, asistanlık, editörlük, fon yöneticiliği, uzman yardımcılığı, yazılımcılık gibi birbirinden farklı beceri kümelerini içeren işleri düzenli olarak incelemenizi öneririz.


Çiftlik hayvanları konusunda elde edilen tecrübeler

Günümüzde birçok ülkede endüstriyel çiftliklerdeki hayvanların refahını arttırma ve kullanılan hayvan sayısını azaltmak için birçok kuruluş faaliyetler yapıyor. Bunların bazıları başarılı, bazıları başarısız. Bazıları hedeflerine ulaşıyor, bazıları ulaşamıyor. Bu gelişmeler sonucunda geleceğe yönelik faydalı tecrübeler kazanılıyor. Lewis Bollard’ın sunumu bu tecrübeler üzerine.


Uluslararası hayvan kuruluşları arasındaki iş birlikleri

Open Wing Alliance (OWA), dünyada çiftlik hayvanları konusunda kurumsal reformlar gerçekleştirmeyi hedefleyen kuruluşların ortaklaşa çalışmalar yaptığı bir platform. OWA, dünya çapındaki gıda şirketlerine karşı dünya çapında kampanyalar düzenliyor ve kuruluşların birbirlerinden öğrenmeleri için bağlantılar kuruyor. OWA direktörü Alexandria Beck’in sunumu bu platformun çalışmaları üzerine.


15 dakikada uzun dönemcilik

Oxford Üniversitesi’nde profesör olan Hilary Greaves, efektif altruizm için de önemli bir konu olan “uzun dönemcilik” düşüncesini 15 dakikada özetliyor.


Teknolojinin gelişim hızı ve varoluş riskleri

Oxford Üniversitesi, Future of Humanity Institute’da araştırmacı olarak çalışan filozof Toby Ord, uzak gelecekte insanlığı bekleyen varoluş risklerini incelediği The Precipice isimli kitabını geçtiğimiz mart ayında yayınlandı. Ord, The Precipice'te teknolojinin üssel gelişiminin uzak gelecekte insanlık ve tüm canlılar için sürdürülemez bir risk yarattığı savını ortaya atıyor.

2. Dünya Savaşı'nda nükleer silahların kullanımı insanlığın yok edici potansiyelini ortaya çıkardı ve bütün canlıların varoluş riski altında olduğu yepyeni bir dönemi doğurdu. Ord'a göre, bu varoluş riskinin teknolojinin üssel gelişim hızıyla beraber önümüzdeki on yıllarda katlanarak artmaması için bir sebep yok.


İnsanlığın kendi kendini yok edebileceği bazı senaryolar ve dört potansiyel çözüm önerisi

Varoluş riskleri, yapay zekâ güvenliği ve insani gelişim etiği üzerine çalışan filozof Nick Bostrom, ocak ayında TED'e verdiği söyleşide insanlığı çöküşe götürebilecek bazı teknolojik gelişmeler arasında sentetik biyolojiyi, nanoteknolojiyi, iklim mühendisliğini, sinek boyutunda olan seri üretim silahlı insansız hava araçlarını ve diğer yapay zekâ teknolojilerini sayıyor. Bu teknolojilere erişimin yaygınlaşmasının insanlık için varoluş riskleri oluşturabileceğini savunuyor. Bostrom, bu riskleri azaltabilecek dört çözüm yolunun üstünde duruyor:

  1. Teknolojik gelişimi kısıtlamak

  2. Kötü aktörleri ortadan kaldırmak

  3. Kitlesel gözetim sistemleri

  4. Küresel yönetişim